Ortaokulda Kültür Dersi Nedir? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Açısından Bir Değerlendirme
İstanbul’da, her gün sokaklarda, toplu taşımada, iş yerlerinde farklı insanlarla karşılaşıyorum. Her biri başka bir dünyayı, başka bir hikayeyi temsil ediyor. Aslında, Ortaokulda kültür dersi de tam bu dünyayı anlamaya yönelik bir araç olabilir. Ancak çoğu zaman sınıflarda daha çok teorik kalıyor ve gerçek hayatta karşılaştığımız toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet gibi kavramlarla yüzleşmiyoruz. Oysa bir ders, sadece kitaplarla sınırlı kalmamalı, çevremizdeki toplumsal dinamiklerle de ilgili olmalı.
—
Kültür Dersi: Gündelik Hayatla Bağlantılı Olmalı
Ortaokulda kültür dersi, sadece tarihsel bir perspektife sahip değil, aynı zamanda içinde bulunduğumuz toplumsal yapıyı da anlamamıza yardımcı olabilecek bir alan olmalı. Ama bu dersin gerçekten etkili olabilmesi için, öğrencilere sadece eski kültürleri değil, aynı zamanda günümüzdeki toplumsal meseleleri ve çeşitliliği de öğretmesi gerekiyor. Fakat sokakta gördüklerim, çoğu zaman bu dersin yeterince derinlemesine işlemediğini gösteriyor.
Örneğin, toplu taşımada, İstanbul’un her köşesinde bir araya gelen insanları gözlemlediğimde, çeşitliliğin aslında sadece “farklılık” değil, aynı zamanda toplumsal adaletin ne kadar önemli bir meseleyi oluşturduğunu fark ediyorum. Bir kadının, başörtüsüyle otobüsün arkasına gitmek zorunda kalması, ya da bir gencin, sadece ten renginden dolayı tuhaf bakışlarla karşılaşması… Bunlar, kültür dersinde öğretilmesi gereken temel konular olmalı.
—
Toplumsal Cinsiyet ve Kültür Dersi
Toplumsal cinsiyet, kültür dersinin belki de en göz ardı edilen alanlarından biri. Türkiye’deki çoğu okulda, kültür derslerinde daha çok tarihsel figürler ya da geleneksel kültürel miraslar ele alınır, ancak toplumsal cinsiyet eşitliği, ne yazık ki daha çok “kadın hakları” ya da “kadınların mücadeleleri” gibi dar bir perspektiften ele alınır. Sokakta, bir grup gencin sohbetine kulak misafiri oluyorum ve kadınların iş gücüne katılımının “yavaş” olduğunu söyleyen biri var. Çocuklar, çok basit bir dille ama oldukça net bir şekilde cinsiyet eşitsizliğinin ne kadar normalleştiğini anlatıyorlar.
Bu, bana Ortaokulda kültür dersinin ne kadar önem taşıdığını bir kez daha hatırlatıyor. O yaşlardaki gençlere, toplumsal cinsiyetin sadece kadın-erkek arasındaki farklardan ibaret olmadığını, aynı zamanda cinsiyet kimliği, ifade özgürlüğü, toplumsal normlar ve medyanın etkisi gibi konuları da öğretmemiz gerektiğini düşünüyorum.
—
Kültür Dersi ve Sosyal Adalet: Toplumda Farklı Grupların Deneyimleri
Sosyal adalet meselesi de bu derste yer alması gereken önemli bir diğer konu. İstanbul’daki sokaklarda, alışveriş merkezlerinde, toplu taşımalarda her gün gördüğümüz zıtlıklar, bir yanda ekonomik eşitsizliklerin nasıl gözle görünür olduğunu gösteriyor. Kültür dersi, çocuklara bu eşitsizlikleri anlamaları ve bununla nasıl başa çıkmaları gerektiği konusunda farkındalık kazandırmalıdır.
Bir gün, toplu taşımada yaşlı bir adamla karşılaştım. O kadar yorulmuştu ki, durakta beklerken başka bir yolcuya “Yavaşça yerleş, birader” dedi. Adamın sesindeki kırgınlık, o kadar gerçekti ki… Onun gözünden baktığımda, sosyal adaletin ve eşitliğin gerçekten ne kadar önemli olduğunu bir kez daha fark ettim. Yaşlı, genç, kadın, erkek, engelli… Herkesin hakları eşittir, ve bu dersler, genç yaşlardan itibaren çocuklara öğretilmeli.
—
Ortaokulda Kültür Dersi Nedir? Gerçekten Toplumsal Değişime Hizmet Ediyor mu?
Ortaokulda kültür dersinin, toplumun daha eşitlikçi, adil ve anlayışlı bir hale gelmesi için büyük bir potansiyeli var. Ancak bu dersin içeriği ve yaklaşımı, ne yazık ki çoğu zaman güncel toplumsal meselelerden uzak kalıyor. Çeşitlilik, toplumsal cinsiyet eşitliği ve sosyal adalet gibi kavramların genç zihinlere yerleşmesi, ancak bu derslerin çok yönlü ve kapsayıcı hale getirilmesiyle mümkün olur.
Bir gün, iş yerinden çıkarken bir arkadaşımla şunu konuştuk: “Keşke çocukken biz bu dersleri daha derinlemesine işleseydik. Belki bugünkü toplumsal yapımız çok daha farklı olurdu.” Gerçekten de, toplumsal cinsiyet rollerinin, çeşitliliğin ve sosyal adaletin eğitimle şekilleneceği bir dünyada, kültür dersinin önemi bir kat daha artıyor.
—
Sonuç: Kültür Dersi, Toplumsal Değişimin Anahtarı Olabilir
Ortaokulda kültür dersi, eğer doğru bir şekilde işlenirse, toplumsal değişimin ve dönüşümün en güçlü araçlarından biri olabilir. Bu derste sadece tarih ve kültürel miras değil, aynı zamanda toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet gibi kritik meselelerin de ele alınması gerekiyor. Sokaklarda, iş yerlerinde ve toplu taşımalarda gözlemlediğimiz her şey, aslında bu derslerin ne kadar hayatî olduğunu gösteriyor. Bu nedenle, eğitimin sadece bir bilgi aktarımından ibaret olmadığını, aynı zamanda toplumu şekillendiren bir güç olduğunu unutmamalıyız.