İçeriğe geç

Erasmus bittikten sonra ne olur ?

Erasmus Bittikten Sonra Ne Olur? Gerçekten Değişen Bir Şey Var Mı?

Erasmus: Bir Başka Dünyanın Kapılarını Aralayan Bir Macera mı?

Erasmus, özellikle üniversite yıllarında hayatını başka bir yöne çekmek isteyen öğrenciler için büyülü bir kavram. İzmir gibi kültürel açıdan zengin bir şehirde büyüyüp, dünya gözüyle birkaç ay yurt dışında yaşamayı hayal etmek, belki de bazılarımız için yıllarca akıldan çıkmayan bir “başka hayat” düşüncesiyle doluydu. O yüzden Erasmus’a gitmek, bir çeşit kişisel devrim gibiydi. “Ben gittiğimde bir insan olarak dönmeyeceğim” dedik. Ama, şimdilerde bu maceranın sonrasına bakınca şunu rahatlıkla söyleyebilirim: Erasmus’tan döndüğünde gerçekten başka bir insan oluyor musun? Yani, biraz daha evrimleşmiş, biraz daha farklı birine dönüşmüş gibi hissediyor musun? Aslında, büyük ölçüde hayır.

Erasmus’tan Sonra Ne Olur? Gerçekten “Başka Bir İnsan” Oluyor Musun?

Birçok insan için Erasmus, hayatındaki en “başarılı” eğitim macerası. Yurt dışında birkaç ay geçirip, farklı kültürler tanımak, yeni arkadaşlar edinmek, belki de daha önce hiç yapmadığın şeyleri yapmak çok heyecan verici. Ama işin sonunda, Erasmus’u bitirip Türkiye’ye döndüğünde her şey eski haline dönmüyor mu? Bir hafta önce, Fransa’nın Paris şehrinde kahvemi yudumlarken hayatımın en özgür insanıymışım gibi hissettim. Ama o kahve, birkaç gün sonra İzmir’deki evime, okuluma ve dergilere yazdığım yazılara geri dönmeme engel olamadı.

Evet, Erasmus sayesinde dünyayı gezdim, farklı dillerde sohbetler ettim, farklı yemekler yedim, farklı aksanlarla İngilizce konuştum (bazılarına yemin ederim, İngilizceyi ben onlardan daha iyi konuşuyordum ama olsun). Ama gerçek şu ki, yurt dışında birkaç ay geçirdikten sonra geri dönerken biraz “şok” yaşıyorsun. Belki de “Erasmus sonrası şok” demeliydim. Evime döndüğümde, Türk kahvesi içmek değil, vücudumda garip bir boşluk hissetmek daha ilginç bir hale geldi. Hayatımı, Erasmus sonrası geçirdiğim o dönemde her zamankinden biraz daha “dönüşüm” beklentisiyle yaşıyorum.

Erasmus’un Zayıf Yanları: Asıl Soru “Sonra Ne Olacak?”

Erasmus’tan dönen her öğrenci, biraz “parlak” duygularla geri dönüyor. Ancak, işin asıl zor kısmı o dönemde başlıyor: Gerçek dünyaya geri dönüş. Birçok kişi gibi ben de döndüğümde “Ben şimdi ne yapacağım?” sorusunu sordum. Çünkü Erasmus’tan önceki hayatım, ne kadar karmaşık ve hızlı olursa olsun, bir tür “dönüşüm” değilmiş. Belki de çok çabuk geçiş yaptım ve gerçek soruları atladım. Şimdi, o ilk heyecanın ve değişen bakış açısının ardından, şunu soruyorum: Erasmus’tan sonra gerçekten değişen bir şey var mı? Ne öğrendim?

İzlediğin Filmleri Düşün: Yurt dışında birkaç ay geçirmek, dünyayı daha iyi anlamanı sağlamadı mı? Kısa vadede evet, ama uzun vadede, bazı insanların tam tersi şekilde, tamamen kendi kabuğuna çekildiğini fark ettim. Daha önce özgür hissederken, döndükten sonra işler, arkadaşlar ve okul derken her şey tekrar normalleşiyor. O kadar normalleşiyor ki, sanki hiç Erasmus’a gitmemişim gibi bir boşluk hissi kaplıyor.

Dil Öğrenme Havası: Yabancı dil öğrenmek, Erasmus’tan döndükten sonra hayatımda en zor olan şeydi. Çünkü günlük dil pratiği bir anda sona eriyor. Bunu bildiğim halde, okuldan gelen ödevler, işler ve okulda tekrar kullanmam gereken eski dil bilgisi, yurt dışındaki dil seviyemle aynı seviyeye gelmemi engelledi. “Yeni öğrendiğim her şeyi kaybediyorum” dedim. Aslında kaybetmiyorum ama eski halimle de bağ kuramıyorum. Çünkü çoğu insan o deneyimi paylaşmıyor. Bu da, bir şekilde yalnızlık hissi yaratabiliyor.

Erasmus’un Güçlü Yanları: Bunu Hissedebileceğin Kısmı

Erasmus’tan döndüğünde, insanın kendisine dair fark ettiği en büyük şeylerden biri, kişisel gelişimidir. Dünya üzerinde başka bir kültüre adapte olabilmek, farklı insanlarla konuşabilmek, alışkın olmadığın bir ortamda kendini rahat hissetmek… Bunlar çok büyük kazanımlar. Ama bunların birçoğu, bir anda yaratılmış ve hemen sonra kaybolan “yeni sen” haline dönüşmüyor. Erasmus’tan sonra gelen “özgürlük” hissi, yerini kısa süre sonra “günü kurtarmak” zorunluluğuna bırakıyor.

Peki, burada kalmak lazım mı? Yoksa, “Evet, değiştim ama eski ben de çok tatmin edici değildi” mi demek gerek? Bence, Erasmus’un en güçlü yanı, insanın farkında olma kapasitesini artırması. İnsan, başka bir ülkeye gittiğinde ilk kez fark eder; kendi kültürünü, hayata bakışını ve düşünme tarzını. Bu, insanı biraz daha cesur, biraz daha kendine güvenen yapıyor. Geri döndüğünde, yaşadığı çevreyi de farklı gözlerle görmeye başlıyorsun.

Sonuç: Erasmus Bitince Gerçekten Ne Olur? Dönüşüm Mümkün Mü?

Erasmus bittikten sonra, “her şeyin değiştiğini” söylemek kolay ama gerçekçi değil. “Başka bir insan” olmak değil, daha çok farklı bir insan olmak gerektiğini düşünüyorum. Çünkü, gerçek şu ki, Erasmus’ta gördüğün şeylerin ve yaşadığın deneyimlerin ardından, dönüp eski rutine geri dönmek, aslında kaybolmuş bir hayalin peşinden gitmek gibi. Ama belki de bu kaybolmuş hayali bulmak, işin esas keyifli kısmı. Erasmus’la tanıştığın yeni bakış açıları, insan ilişkileri, hatta yaptığın müthiş kahvaltılarla geçirdiğin bir sabah bile, seni daha zengin bir insan yapıyor.

Sonuçta, Erasmus’a gitmek her şeyin çözümü değil ama önemli bir başlangıç. Dönüşüm her zaman beklediğin gibi olmaz, bazen sadece bir “farkındalık” yaratır ve bu farkındalıkla hayatına devam etmek gerekir. Ama yine de, Erasmus sonrası hayatın sıkıcı olması ihtimali oldukça yüksek. Çünkü bir süre sonra seninle aynı fikirde olmayan insanlarla karşılaşırsın ve o “değişim” de onlarla hemen kaybolur.

Peki, siz ne düşünüyorsunuz? Erasmus gerçekten insanı “değiştiriyor” mu? Yoksa dönüp eski rutine girmek, dünyanın her yerinde aynı mı?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
ilbet giriş yapbetexper indir